Tersyüz nedir?

PDFYazdıre-Posta

Her gün yeni bir internet sitesi yayına giriyor. Çoğu sanal dünyada kapladıkları "bayt"tan öte bir etki yaratamayan bu siteler yerli yerinde duruyorken "Bir de siz mi çıktınız?" sorusu şüphesiz bu sayfayı ilk defa ziyaret eden birçok kişinin aklından geçecektir.

Gerçeğin bulanıklaştırıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Kavram ve anlam dünyasının üzerine çöken dezenformasyon bulutu gerçeklik algısını tehdit ediyor. Tüm ilişki biçimleri piyasaya teslim edilirken bireyselleşmenin, özgürleşmeyle eş anlamlı kullanılmasına şaşırmamak gerekir. Yaşamın bütün gözenekleri yalnızlıklar için düzenleniyor, teknoloji de tek kişilik hayatın kolaylaştırıcısı işlevini görüyor. Sanal ile gerçek arasındaki ayrım ortadan kalkarken, her şey bir gösteriye, herkes yaşamın içinde birer seyirciye dönüşüyor.

Bu site için yola çıka insanları harekete geçiren önemli dayanak noktalarından birisi mevcut yönetim ilişkilerinin - kapitalizmin gerçeğe tecavüzüne fikri alanda set çekme arayışıydı. Zira, temiz kalan her adacığın piyasa aklınca içerilerek kirletildiği, tüm ilişkilerin piyasa mantığına uyarlandığı, kavram ve anlam dünyasının da bunu kolaylaştırıcı rol oynamak için dizayn edildiği günümüzde bu zinciri kıracak topluluklara zemin olmak, umut vermek her şeyden fazla önem taşıyor.

***

İnternet bugünün dünyasında politik olarak pek çok farklı amaca hizmet ediyor. Irkçı-faşist grupların, interneti linç kampanyaları dahi tertiplemeyi başaracak kadar etkin şekilde kullandığını hatırlatmaya gerek yok. Yalnızca milliyetçi faşist zihniyetler mi interneti etkin kullanıyor? Elbette hayır. Basit bir taramayla, kültür sanat alanından siyasete uzanan bir yelpazede her tür gericiliğin pompalandığı kaynaklara ulaşmak mümkün. Düzen içi baskıcı yapıların korunması ve toplumun daha da kapalı hale gelmesi için kimi zaman açık, kimi zaman da örtülü bir propagandadan söz etmek mümkün. Nüans barındırmakla birlikte bu toplam bütüncül ve kapsayıcı bir ideolojiyle liberalizmin değirmenine su taşıyor ve bu hegemonyayı güçlendiriyor. Sonucunda da kimsenin liberalim deme gereği duymadığı, bütün ilişkilerin liberal olduğu bir toplumsal yapı ortaya çıkıyor.

Bunun karşısında yürütülen çabalar ise yetersiz. Sokakla, toplumsal muhalefet hareketleriyle güçlü bağlar kurmak yerine kendi subjektif gündeminin ötesine geçemeyen bir site enflasyonu söz konusu. Sokağın rüzgarını es geçen, yer yer küçümseyen; var olan ve başarısızlığı kanıtlanmış anlayışların makyajlanmış tekrarları olmaktan öteye geçemeyen mecralara her köşede rastlamak mümkün. İhtiyacın ise bunun çok daha ötesinde olduğunu söylemek gerekiyor. Gerektiğinde uzlaşmaz tutumunu hiçbir haksızlık payı bırakmadan ifade edebilecek, eşitlikçi-özgürlükçü toplumsal mücadele geleneğiyle arasındaki fikri teması ahlaki ve politik olarak sahiplenen, sanal rüzgarların değil, ilkelerin gücüyle hareket eden, sırıtmadan gülümseyebilen, karşısındaki cepheye dert olacak ayırt edici bir muhalefet diline ihtiyacımız var.

Herkesin hiçbir şeyi yokken en çok kariyer peşinde olduğu, bireyin daha fazla kendisine döndüğü, kolektivite, dayanışma, fedakarlık ve sadakatin önemsenmediği bir uğrakta bu anlayışları köklü bir eleştirel programla ters yüz etmek istiyoruz. Yarın kapitalizmin mezarını kazacaklara umut olması amacıyla gösterdiğimiz bu çabada, başta gençlerin olmak üzere bugünün bireyinin dikkatini çekecek/köklü sorgulamalar üretecek ortak akıl hep birlikte ve çoğalarak çıkarabileceğimizi düşünüyoruz.

Bugün ihtiyaç olan, "Ana akım medyanın sol yüzü yayın organlarının bir türevi değil" diyoruz. "Az muhalif bir yayın organı değil" diyoruz. "Yahut, çok muhalif ama sola ışık tutacak, teorik üretimden ve tartışmalardan kaçan bir yayın organı da değil" diyoruz.


Şimdi Fidel'in sosyalist iktidarı kurarken sorduğu soruyu hatırlayalım: ‘Aramızda ekonomist var mı?’ Bu soruyu Ernesto Che Guevara ‘Aramızda komünist var mı?’ olarak anlar ve parmak kaldırır. Daha sonra da Ekonomi Bakanı olur. Şimdi biz de benzer bir tarzla soralım; Aramızda isyancı var mı? Parmak kaldıran herkes biber gazı solumuş bir ekonomist, üstüne kostik bulaşmış bir sinema veya roman eleştirmenidir.

İşte bu nedenle, "Çok muhalif, çok iddialı, üretme, dönüştürme, alternatif oluşturma kaygısı olan, derdi yalnızca gerçekleri göstermek değil, eksik kalan şeylerin yeniden inşası da olan bir yayındır bugün ihtiyaç duyduğumuz" diyoruz.

"Sözümüz silahımızdır" der Marcos.

Ekliyoruz:
Gericiliği,
Faşizmi,
Kapitalizmi,
Akla, söze ve eyleme pranga vuran, özgürleşmenin önündeki tüm engelleri,
Emperyalizmin ülke, bölge ve dünyadaki saldırgan politikalarını,


Ters yüz etme arzusuyla 'Merhaba' diyoruz.

Emniyet turunçgillere nefes aldırmıyor

“Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne” halel getirebilecekleri gerekçesiyle gözaltına alınan mandalinalardan haber alınamıyor.

Tüm Yalan Haberler...

Site içi arama

Galerİ

Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
image
img

Kanal Rebelde

8 Ekim'de Ankara'da 4 büyük emek örgütünün düzenlendiği mitingin ardından tersyuz.org'un çağrısıyla mikrofona geçen Yağmur Milena başarılı yorumuyla dikkatleri üzerinde topladı.