Yavşak Nesil - Çağatay Bayrak

PDFYazdıre-Posta

Diyanet İşleri’ne bu yıl rekor bir bütçe ayrılmış. Devletin dinden sorumlu yöneticileri planlarını yapmışlar, projelerini hazırlamışlar. Renkli, resimli, kuşe kâğıda din bilgisi kitapları, öyküler, romanlar basacaklar, bilgisayar oyunları, videolar hazırlayacaklarmış. Çocukları umreye ücretsiz gönderecek, konu ile ilgili seminerler, konferanslar, yarışmalar düzenleyeceklermiş. Özetle dindar nesil yetiştireceklermiş.

İkinci dalga malum çirkin gazeteden geldi. Bira festivali düzenleyen muhalif belediye ve bu etkinlik sonrasında ana-babasını öldüren alkollü insanlar ve alkol-uyuşturucu bağımlısı nesil zırvalarıyla dolu, manşetten verilen bir haber… Atılan şutu ise “gençler dindar olmasında tinerci mi olsun” sözleriyle başbakan tamamladı. Böylece bağımlı gençlik kulpunun bulunmasıyla da projenin altyapı çalışması tamamlanmış oluyor. Ya alkolik parantez içinde muhalif olacaksın ya da dindar yani onlardan!

Bu masalları bir yana bırakıp padişah hazretleri ve saltanat kayığındakilere bir soralım. Yetiştirmeyi arzuladığınız dindar bir nesilse, siz nesiniz? Bakanlarınız, vekilleriniz, bürokratlarınız ne? Sizler de dedelerinizin dindar muallim, mebus, reis-i cumhur, dindar nesil isteriz projesinin meyveleri değil misiniz? Sonra devam edelim, otuz yıldır dershaneler, yurtlar, evler açan cemaat mensupları dindar nesil değil mi? Gazeteleri, televizyonları, matbaaları, şirketleri dindar nesil bütçesi değil mi? Bugün telaşlanmamız gereken nedir? Bizim çocuklarımıza da kumaş pantolon giydirip, ince bıyık bıraktırıp, otobüslerde cemaat kitapları mı okutturacaklar? O iş o kadar kolay değil…

Cumhuriyetin dindar nesli dün iktidar oldu. İktidar, dindar vekilden reis-i cumhura, savcıya, orduya bütün hedeflerini tüketti, şimdi devlet oluyor, resmi ideolojiyi baştan yazıyor. Hatırlayın referandum sonrası anayasa mahkemesi yeni “sivil” üyelerine kavuşmuştu. Benzer bir çalışma birkaç ay önce MİT’te de gerçekleştirilmiş, yeni eleman alımı, kurumun tanıtılması, çocuklara sevdirilmesi üzerine kampanyalar başlatılmıştı. Yani yeni devlet, mahkemesiyle, istihbaratıyla, polisiyle, ordusuyla, diyaneti ile tastamam plan, projeler üreterek tahakkümünü yaygınlaştırıyor, yeni statüko haline geliyor. Tabi bu noktada bir ihtiyaç doğacak. Yeni devlet sahipleri zenginliklerini kime aktaracaklar? Sonradan zengin, yurtdışında okumuş liberal özentisi, sümüklü çocuklarına değil tabi ki; üç çocuk yapmış fakir fukaradan olma, sıradaki dindar nesile… Sözün kısası yeni statüko, yani mevcut dindar nesil, halkın boğazını sıkıp kanını emme yollarının kapanmaması için projeler üretmeye devam ediyor…

Bize gelince; çürümüş, kokuşmuş her vampir düzeni tarihin mezarlığına göndermek üzere yola çıkan devrimciler, biz, bu tartışmada yokuz. Yüzlerce örgütün, yüzlerce yayınında toplantısında solcu nesil yaratma projesi duydunuz mu? Geleceği konuşmaya çalıştığımızda hep aynı sözleri, geçmişten öyküleri dinliyoruz: köy enstitüleri kapatılmasaydı keşke, biz başkaydık, bizi ezdi geçtiler, şimdi gençlik apolitik… Oysa benim arkadaşlarım devlet teröründen başını kaldıramıyor. Başkaldıran 500 öğrenci arkadaşım tutuklu. Konser bileti satan arkadaşlarım cezaevinde, yumurta atan arkadaşlarım okuldan yurttan atıldılar. Başbakanı protesto etme planı yapan arkadaşlarım o sabah evlerinden alındı, sanırım bir daha ömür boyu telefon kullanmayacaklar. Mahir’i anan arkadaşım THKP-C üyesi olmaktan yargılanıyor ki hala o örgütün yıllar önce var olduğunu anlatabilmiş değil…

Dindar nesil zaten yetişti, iktidar oldu, devlet oldu. Peki ya ötekiler? Bu ülkede inanmayanlar devlet katında daha ölülerini gömecek mevzuata bile sahip değiller! Hal böyleyken yani yasa karşısında dindar olmayan yokken, onlardan olmayanlar hapse tıkılırken korkmaya hatta bu konuyu tartışmaya dahi gerek yok hani. Önceki nesil taşlayıp ateşe vererek insan öldürüyordu, bugünküler insansız hava uçakları kullanıyor. Yeni yetişecek olanlar atom bombası kullanacak, buharlaştıracak değiller ya?! Biz en iyisi kendimize bakalım, malum gazete Akit, alkol-uyuşturucu bağımlısı nesilden sonra bu yazının başlığını da bize ithaf etmeden örgütlü mücadelemiz ve elle tutulur, gözle görülür kazanımlarımızla kuşağımıza bir ismi hak edelim, ne dersiniz?

Çağatay Bayrak


Site içi arama

RSS

Galerİ

Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
image
img

Kanal Rebelde

bandista'nın 8 Mart'ta çıkan Sokak Meydan Gece albümünden "Olur/Olmaz" şarkısı.