Melih Altınok Altın Safra’ya koşuyor

PDFYazdıre-Posta

Taraf’ın hırslı döneği Melih Altınok bugünkü yazısında kritik bir hata yaptı. Altıınok, yazısının sosyalistler ve Kürt hareketinin ne kadar ulusalcı olduğuna dair artık klasikleşen derin analizlerle ilgili bölümünün ardından, tutuklu arkadaşlarına destek için saçlarını kestiren ve haklarında tutuklama kararı çıkarılan öğrencilere değindi. Fakat Altınok, tutuklu öğrencilerden birinin adını Hopa’da polis saldırısı sonucu öldürülen Metin Lokumcu olarak verdi. 31 Mayıs’ta öldürülen Metin Lokumcu, Altınok’a göre Ankara Üniversitesi’nde öğrenci ve şu anda cezaevinde kalıyor:

Ozan Gündoğdu ve Metin Lokumcu isimli Mülkiye öğrencileri, Ankara’daki bir eylemde tutuklanarak cezaevine koyuluyorlar ve uzun saçları kesiliyor. Arkadaşları da Ozan ve Metin’e moral desteği vermek için saçlarını kestirip fotoğraf çektiriyorlar ve cezaevine gönderiyorlar.

AKP’nin Hopa’da düzenlediği, ilçe bazındaki tek mitingte HES’leri protesto eden Hopalılara polis saldırmış ve sıkılan biber gazı sonucu emekli öğretmen Metin Lokumcu yaşamını yitirmişti. Lokumcu’nun ölümünü Ankara’da protesto eden demokratik kitle örgütleri ve siyasi partilerin basın açıklamasına da polis saldırmış ve bunu takip eden günlerde 22 kişi tutuklanarak cezaevine konulmuştu. THKP-C’ye üyelikle yargılanan tutukluların ilk duruşması 9 Aralık Cuma günü görülecek.

Birkaç yıl önce yaşamında radikal bir değişiklik yapan ve sert bir dönüşle kendini AKP politikalarını soldan desteklemeye vakfeden Melih Altınok safra köşesine daha önce de konuk olmuştu. Yaptığı absürdlükleri her seferinde konu etmek bir süre sonra sıkıcı bir mesaiye dönüşse de sol açığın kendisini sağ kulvarda unutturmasına göz yummaya da niyetimiz yok. Bugünkü yazısındaki gibi önemli bilgileri kamuoyuyla paylaştığında bizden alacağı aferin hazır. Bu bağlamda, bir sonraki yazısında Metin Lokumcu’nun alttan derslerini ve gittiği kafeleri açıklamasını; Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve İbrahim Kaypakkaya’nın emekliliklerini hangi tatil beldesinde geçirdiğini ortaya çıkarmasını da bekliyoruz. Bu isimleri Melih Altınok uykusunda da sayıklıyor olabilir. Zira bu sıradan gibi görünen isim yanlışlığı belki de Freudyen bir okumayla başka şeyler de işaret ediyor olabilir. Önümüzdeki dönem Melih Altınok ve onun gibilerinin rüyaları iddianame konusu olabilir. Bunlar ihtimaller, daha derin bir analiz için Melih Altınok'un kanepeye uzanıp çocukluğuna dönmesi gerek. Biz, kendini sosyalist olarak tarif eden bu tip insanların hırsını, orta sınıf ailelerine bir tepki olarak okuyoruz. Çocukluğunda çok isteyip babasının maaşı nedeniyle ulaşamadığı bir şeyi bugün Hüseyin Çelik'in gayrı resmi danışmanlığını yaparak elde eden biri Melih Altınok... Bütün hırsı, nobranlığı bu yüzden, sınıfsal...

Altınok’un Hopa davasını eleştiri konusu yapması da ilk bakışta beklenmeyen bir durum. Bunun ne ifade ettiği, Altınok ve diğer tüm benzerlerinin düşünce bütünlüğüne bakarak anlaşılabiliyor. AKP’nin anti demokratik, otoriter uygulamalarını sivillik maskesi altında rasyonalize edebilen bu kesimden ilginç şekilde kendisini halen solda hissedenler var. Bu kişileri solda ciddiye alan yok ancak onların solun ilgisine fena halde ihtiyaçları var. Bu nedenle, öğrencilerin saçını kestirmesi dolayısıyla uğradığı absürtlüğü konu edebiliyorlar. Liberal kesimler bu gibi konuları meşruiyetlerini dayandırmak açısından bir uğrak olarak ele alıyor, bunu da olabildiğince sınırlayarak iktidarın canını yakmadan işin içinden sıyrılıyorlar. Yargının bütünüyle AKP’nin oyuncağı olması ve polis operasyonlarını hukuki olarak çerçevelemesi gerçeğini dışarıda bırakmanın, bu sürece dayanan hukuksuzluklara tekil olarak odaklanmanın başka bir açıklaması yok. Hem AKP’ye hem sola seslenmek istiyorlar ama nafile, filler henüz uçamıyor, umut başka bahara…


RSS