Taraf: Okumak duman olmaktır

PDFYazdıre-Posta

15 Kasım 2007'de kurulan Taraf Gazetesi, geçtiğimiz günlerde 4. yaşını kutladı. Ahmet Altan ve Yasemin Çongar'ın birlikte kurduğu Taraf Gazetesi, yazar kadrosu ve Ergenekon Operasyonu konusundaki işlevi ile dikkat çekici bir yer edindi. Türkiye'de 'ikinci cumhuriyet' kavramının neferi Altan Ailesi ve Amerikan think-tank'leri ile içli dışlı, CIA personeli bir eşe sahip yılların Washington muhabiri Yasemin Çongar'ın el ele vermesi bir çok şeyin işaretini önceden veriyordu. Taraf Gazetesi neydi? Sivil toplumcu liberallerin, adını Edward Said'in 'Entelektüel' kitabından aparttığı, sivilleşme mücadelesinin gazetesi mi yoksa uluslararası sermaye, finans kurumları, NATO vb. eğilimler ile bağlantılı bir proje mi?

Başlarken bazıları birincisi olduğunu düşündü. Birçok muhabir, yazar bu niyetle Taraf'a katıldı. Örneğin; Oya Baydar, Ahmet Altan’ın medyadaki sol görüşlü yazarları pavyondaki konsomatrislere benzettiğini yazana kadar burada yazıyordu. Taraf Gazetesi'nin kadrosunda kimler yoktu ki; Ahmet Altan, Etyen Mahcupyan, Yasemin Çongar, Nabi Yağcı, Ümit Kıvanç, Rasim Ozan Kütahyalı, Cemil Ertem, Yıldıray Oğur, Emre Uslu, Önder Aytaç, Markar Esayan, Hilal Kaplan, Mehmet Baransu… Bunların arasından daha geniş toplum kesimlerine hitap ederek ayrılanlar da oldu, bu yapıyı güçlendirenler de.

Gazete bugün kendini liberal bir çizgide tanımladığını söylüyor. 'Liberal sol' olarak tarif edilenleri ise; Murat Belge, Roni Margulies, Melih Altınok, Ferhat Kentel, Halil Berktay Mithat Sancar gibi isimler… Sol açısından ne ifade ettikleri bir yana, Gazetenin parçası olduktan sonra bu yazarların ideolojik tutum alışlarının da buna paralel deformasyona uğradığını, kendilerini sağ liberalizm zemininde ifade etmeye başladıklarını söylemek, Taraf’ın bu konudaki becerisini özellikle belirtmek gerekiyor. Öyle ki, sayılan kişiler kendilerini sosyalist solda görmelerine karşın emek ve sermaye arasındaki çelişkiyi asla  gündeme almıyorlar. Özellikle 90’lı yıllarda esen neoliberal rüzgarların bu kesimi fazlasıyla etkilediğini söylemek mümkün. Kimlik meselesini o yıllardan beri sınıf mücadelesinin önüne koyarak tartışan, kimliklerin çoğulculuğu ile parçalanarak açılan özgürlük alanı içinde devletin sönümleneceğine, yeni özgürlük alanlarının açılacağına inanan bu gruptan bugün sınıf mücadelesini tamamıyla reddetme çizgisine gelenler olduğunu da ifade edelim. Taraf’ın liberalizmi ekonomik yönüyle sahiplenen formu içerisinde başka türlüsü de mümkün olamaz zaten.

Doğal olarak, bu isimlerin kendilerini solda tarif edişleri liberaller kadar bile ciddiye alınır değil. Örneklerde defalarca görüldüğü üzere; içlerinde öldürülen emekli öğretmenin Ergenekon'a yaradığını söyleyen, Hüseyin Çelik'in danışmanlığını yapan, sola dair hiçbir umut ve değere sahip olmayan kişiler var. Dolayısıyla kavramın kendisi bile varoluşsal olarak bir paradoks iken 'liberal solcu'yum diyen şahısların mesaisi sola saldırmak, hedef göstermek, ihbar etmek gibi bir yelpazede değişiyor.

Gazetedeki bir başka kanat olan Emre Uslu, Önder Aytaç, Mehmet Baransu ise emniyet, istihbarat ve cemaatten sorumlu... Gazetenin cemaatle arasındaki köprü olan bu üçlü emniyet ve jandarma istihbaratı arasındaki rekabette veya emniyet arasındaki klik savaşlarında pozisyon almaya yardımcı oluyor. Yazı ve haberlerinin enformatif arka planında yerli ve yabancı istihbarat servislerinin ulaştırdıkları belgeleri kullanmaktan imtina etmiyorlar. Bu üçlü gazeteninin yükselen yeni sermaye sınıfı ve iktidar bloğu ile bağlantısını güçlendiriyor.

Markar Esayan, Etyen Mahçupyan ve Orhan Miroğlu ise kimlik politikalarında devlet payandası olma işlevi görüyorlar. Bu üçlünün görevi; AKP iktidarının 'açılım' üst başlığında topladığı gerici/tasfiyeci politikaları olumlamak. Genel olarak; Kürt hareketini ittihatçılara benzetme, Osmanlı’nın aslında cumhuriyetten ileri bir rejim olduğuna, KCK ve Hopa gibi devlet terörünün bire bir görüldüğü örneklerde devletin haklılığına vurgu yaparlar.

Bu görev tanımlamalarına herhangi bir itirazı olanların; kısa bir internet taramasıyla iktidar yetkilerinin yüzlerce gerici/ırkçı söylemi ve Taraf yazarlarının bu söylemlere aldığı pozisyonlara bakmasını öneriririz.

 


RSS