Başta tarih ve sınıf bilinci olmak üzere Marksizm'e dair yazdığı kitaplar ve metinlerle tanıdığımız György Lukacs 13 Nisan 1885'te Budapeşte'de doğdu. Edebiyat ve roman kuramlarıyla birlikte Marksist Yönteme dair önemli tespitleri bulunan Lukacs, Lenin’in Düşüncesi- Devrimin Güncelliği alı eserinde de Marksist Yöntem ile birlikte Leninizmin Marksizmle olan ilişkisi ve tarihsel olarak durduğu özgün noktayı ele almıştır.
"’Onu devlet öldürdü’ dediler, ‘devlet kim?’ dedim.
Bunu ne zaman sorsam yer sarsıldı, gök gürledi”
Burhan Sönmez’in son romanı Masumlar, insanın yaşadığı derin duyguları göç ve sürgünü felsefe ve şiirle bütünleşen bir işçilikle ortaya koyuyor. Bu roman, sürgün düşen bir devrimcinin Haymana Ovası’ndan Cambridge’e uzanan ve kendi ‘kuzey’ini arayan yolculuğunu, Kürt masalları ve şiirin güçlü bir edebi anlayışla harmanlanmasının ürünü.

Özenç Kurt
Arap Baharı’nın ilk sonuçlarını görmeye başladığımız bu günlerde, Ortadoğu ülkelerinin sinemayla kurduğu ilişkiyi merak edenler için yeni bir başvuru kaynağı yayınlandı.

Geçmişin vicdan ve ahlak anlayışları artık geçerliliğini kaybetti diyor Mehmet Altan yeni çıkardığı Küresel Vicdan adlı kitabında. Küreselleşmenin yarattığı eşitsizliği vicdan eksikliğinde bulan Altan, “bütün dünyayı vatanımız, bütün insanları da vatandaşımız olarak görebilecek miyiz?” diye soruyor.
Son yıllarda siyaset ve edebiyat kuramı alanında pek çok çeviri okurlarla buluştu. Son zamanlarda yapılan en önemli çevirilerden biri de Marksist siyaset ve edebiyat kuramcısı György Lukács’ın Tarihsel Roman isimli çalışması oldu. Edebiyat kuramı alanında Lukacs’ın ‘olgun’ dönem eserlerinden sayılan Çağdaş Gerçekçiliğin Anlamı ve Avrupa Gerçekçiliği gibi eserleri dilimize çevrilmiş olsa da ilk dönem eserleriyle –Roman Kuramı, Tarih ve Sınıf Bilinci- ‘olgunluk’ dönemi eserleri arasında geçiş niteliğindeki Tarihsel Roman yayıncılar tarafından garip bir şekilde es geçilmişti.
Korkut Boratav, Erinç Yeldan, Oktar Türel ve Galip Yalman’ın da aralarında olduğu emekten yana sosyal bilimcilerden oluşan Bağımsız Sosyal Bilimciler, önceki çalışmaları gibi bu kitapta da ekonomik ve sosyal gelişmeleri emekçiler açısından yorumluyor.

Boşuna mı Okuduk-Türkiye'de Beyaz Yakalı İşsizliği çok yazarlı bir çalışma. Görüşmeler, araştırmalar ve değerlendirmelere dayanıyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, 20 Temmuz 2010’da: “Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok!”diye bir çıkış yaptı. 2 Ekim 2010’da bir özel üniversitenin açılış töreninde de açıkladı bu söylediğini: “Evet, diploma var ama dil biliyor mu? Hayır. Bilgisayar kullanıyor mu? Hayır. Türkiye’nin meselelerine, küresel meselelere vakıf mı? Hayır. Mezun olduğu bölümle ilgili tecrübe edinmiş mi? Hayır... Ben, ‘Her üniversite mezunu iş bulacak diye bir şey yok’ dediğim zaman eleştirildim. Böyle bir garanti dünyanın hiçbir yerinde yok.”“Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne” halel getirebilecekleri gerekçesiyle gözaltına alınan mandalinalardan haber alınamıyor.
Tüm Yalan Haberler...
Lenin’in düşüncesi-Devrimin Güncelliği kitabı devrimin güncelliği sunuşu başta olmak üzere altı başlıktan oluşuyor. Dönemin Rusya’sının tarihsel olarak bulunduğu konumdan başlayarak Lenin’in sürece yönelik iradi ve politik yönelimlerinin anlatıldığı kitapta emperyalizmden öncü partinin konumuna Lenin’in Diğer sol gruplarla yaptığı polemiklerin özetlerinden Proletaryanın konumuna değin birçok konuyu içermektedir.
8 Ekim'de Ankara'da 4 büyük emek örgütünün düzenlendiği mitingin ardından tersyuz.org'un çağrısıyla mikrofona geçen Yağmur Milena başarılı yorumuyla dikkatleri üzerinde topladı.