Yol’un ilk durağı Şavşat - Doğu Önemli

PDFYazdıre-Posta

Bir internet tatil sitesinin TV reklamlarında görmüştüm. “Hepimiz tatil için çalışıyoruz” sloganını. Kuşkusuz reklam şirketi tüm memleketin iş güç sahibi olduğunu, deliler gibi çalışıp para kazandığı ve beraberinde tatilde bu parayı harcadığını düşünsün, gerçekte durum pek de öyle değil. Ülkenin ender plajları, harika doğa güzellikleri minimum orta sınıf beyaz yakalıları ağırlayabilecek ekonomik ölçütlere sahip.

Konuya böyle bir giriş yaptım ki ilerde gelebilecek bir takım eleştirileri bertaraf edebileyim. Taraf demişken, gezdiğim gördüğüm yerlerde pek “Taraf” okunduğunu söyleyemem. Kim okuyor bu gazeteyi acaba? İlginç.

Yolculuk başlıyor
Yeşilin her tonunun yılda yalnızca 2 ay görüldüğü bir kentten, yeşilin her tonun yılda 8 ay göründüğü başka bir kente sefer öncesi yaşananlar yukarıdaki gibiydi. Artvin’e güneydoğusundan gitmeyi düşünürseniz sizi Şavşat karşılar. Biz öyle yaptık. Ardahan il sınırının bitip Artvin il sınırının başladığı noktada sanki sadece resmi il sınırları değil topyekûn yaşam biçimi değişiyor. Ardahan yaylaları yaz aylarında da sobanın yandığı tek göz taş evler şeklinde tamamen hayvanların rahatlıkla otlayabilmeleri düşünülerek organize edilmiş yaylalar. Karadeniz’den ilk farkı böyle başlıyor. Karadeniz’de yaylacılık salt hayvanların otlayabilmesi için değil aynı zamanda nemli yaz sıcağından kaçma üzerine kurulu. Şavşat’ı görmeden sizi Şavşat köylerinin ahşap yayla evleri karşılıyor. Tamamı ahşap, ayrıca yayla evlerinin yanında da yükseltilmiş bir ahşap ambar. Ambarlar Karadenizli için olmazsa olmaz. Zira ayı, tilki, fare, hatta yılan yiyecek depolarını patlatabilir(!)

Şavşat ilginç bir ilçe. Bağlı olduğu Artvin ili kadar ilginç. İlçeyi yukarıdan mesela Efkar Tepesinden -ki o tepe Fakir Baykurt’un muhteşem “Efkar Tepesi” kitabının geçtiği kitaptır- seyre başladığınız zaman her hangi bir İsviçre kasabasında olduğunuzu düşünüyorsunuz. Ne kadar doğulu olduğumuz verdiğimiz örnekten belli oluyor. Evet Şavşat İsviçre’den muhtemelen çok daha güzel bir doğaya sahiptir ama biz illa ki karşılaştırmak için İsviçre’yi önümüze koyarız. Ertuğrul Özkök’ler ile büyümüş bir nesil olarak hoş görün lütfen.

Şavşat’a yolunuz düşerse göreceğiniz metrelerce yükseklikteki Ladin türü çam ağaçları hepinizde benim ilk yaşadığım şok etkisini yaşatacaktır.

Şavşat’ın mücadele tarihindeki yeri
Artvin bağımsızlığını ilan etse ve bağımsız bir ülke olsa 2 seneye kalmaz iç savaş başlar ve her ilçe ayrı ayrı bağımsızlıklarını talep eder. O derece heterojen bir etnik yapıya sahip. Mesela Şavşat’ta o bölgeli olmayanların dışında herkes Ahıska Türklerindendir. Başka bir ilçe Lazların, başka bir ilçe Hemşinlerin. Cumhuriyet’ten önce de, sonra da o bölgede yaşıyorlardı ve hala yaşamaya devam ediyorlar. Gürcistan’da bol miktarda akrabaları var. Gündelik hayatta çok sayıda Gürcüce kelime kullanılıyor. Ahıska Türkleri, ülkede farklı noktalarda yaşamakla birlikte, gruplar halinde Şavşat ve Ardahan özelliklede Posof tarafında yaşıyorlar. Yani sınır hattına yakın noktalarda. Geçmişi mücadelelerle dolu bu şirin ilçe bugün hala tüm bayrakları indirmiş sayılmaz. Önemli bir Devrimci Yol merkezi sayılan tüm Artvin gibi Şavşat da Devrimci Yol’un vaktiyle güçlü olduğu ve ilişkilerin hala kaybolmadığı bir ilçe. Bugün belediye başkanlarını CHP çizgisinde belirlemeleri ilçenin alternatifsizlik ve sol güçlerin küçülmesinden kaynaklı olduğu kuşkusuzdur. Şavşat tarihine baktığımızda gözümüze ilk çarpan 23 Temmuz 1979’da sıkıyönetim karşıtı miting düzenleyen Şavşat halkının üzerine asker kurşunlarının sıkılması ve 5 Devrimci Yolcunun hayatını kaybetmesi, 30’a yakın Şavşatlının ise yaralanmasıdır. Bizim devletimizin şanlı tarihi biraz da bu tip katliamların tarihidir esasında. Yine Artvin kırsalına açılan TKP(ML) militanlarının da Şavşat’ta konuşlanan özel harekat timlerince katledilmeleri 90’lı yıllarda olur. Bugün hala Şavşat halkı tarafından o militanların katlediliş hikayesi biraz da efkarlanılarak anlatır.

Ensar Karahan
Ensar Karahan isminin Şavşat tarihinde önemli bir yeri var. Burada bu hikayeyi anlatmadan geçmek eksik olur. 1957’de doğan 12 Eylül öncesinde yükselen toplumsal muhalefet dalgasını Dev-Genç’le karşılayan Ensar Şavşat’ta doğdu ve cunta yönetime el koyana kadar burada mücadele etti. 12 Eylül’den sonra Artvin dağlarına çıktı ancak yedi ay sonra yakalandı. Bir itirafçı, sığınaklarının yerini askerlere göstermişti. Yakalanması polis ve askerler için bir gurur vesilesi , Artvinliler için ise büyük bir yıkım oldu. Subay, gururunu yaşamak istemiş olmalı; Ensar ve arkadaşlarının yakalandıklarını tescil etmeye yeltendi. Şavşat sokaklarından yürüyerek karakola getirilen Ensar’ların peşinden Şavşatlılar akın akın karakola koştular. Evler boşaldı, dükkanlar kepenk indirdi. Karakolun önü tam bir miting alanı haline geldi. Bu durumu zaferini ilan etmek için bir fırsat sayan karakol komutanı Ensar’ları bahçeye çıkardı ve kalabalığa seslendi: "Bu komünistler yüzünden çok çektiniz. Ama sonunda yakaladık. Sizi bu asilerden kurtardık." Komutan halkın olumlu tepki vereceğini, kendisini alkışlayacağını sandı ama beklediği olmadı. Bir süre sessizlik oldu. Sonra bir Şavşatlı’nın sesi yükseldi kalabalık arasından; "Ensar abi nasılsın?" Ensar Karahan gülerek yanıt verdi: "İyiyim." Karakolun önündeki küçük meydan bir anda kahkahaya boğuldu. Herkes gülüyordu. Komutan sinirlenmişti kaçınılmaz olarak. Ensar’ları içeri aldı; dışarıdaki kalabalığı dağıttırdı. Ensar Karahan Şavşatlıları bir kez daha güldürmeyi başarmıştı. Ensar, bu olaydan beş gün sonra 31 Mayıs 1981’de işkencede öldürüldü.

Şavşat’a giderseniz unutmayın
Şavşat uzakta çok uzakta unutulmuş bir ilçe. Dünü ve bugünü mücadeleyle geçmiş, yenilmiş yeniden ayağa kalmış, ısrarla kazanmayı yokluyor. Sık ladinlerin üzerine çöken sis, memleketin geri kalan tarafında adı sanı duyulmayan bu muhteşem ilçeyi biraz daha uzağa itiyor, biraz daha saklıyor.

Şavşat’a yolunuz düşerse mutlaka Efkar Tepesi’ne çıkın, Fakirt Baykurt’u yad edin, Laşet’te alabalık yiyin, ÖDP Şavşat ilçe örgütüne ya da hemen cadde üzerinde yer alan Halkevi’ne uğrayın bir çaylarını için. Merak etmeyin, ilçede her 3 kişiden 2’si ya Devrimci Yol’cudur ya da eski Devrimci Yol’cudur.

İlçede kalacak yer sorunu yaşanmıyor. Ufak pansiyonlar, ahşap bungalowlar, öğretmen evi sizi son derece ucuza misafir eder. Ulaşım için, Kars’a uçakla inip Şavşat minibüsüyle 2 saate ulaşabilirsiniz. Ya da kara yoluyla Erzurum, Artvin, Ardahan üzerinden 3 farklı güzergâhtan ilçeye giriş yapabilirsiniz.

Unutmadan; Şavşat-Karagöl’ü görmeden öleyim demeyin.

Dosyamızın bir sonraki bölümünde Borçka-Maçahel-Kemalpaşa-Hopa seferini okuyabileceksiniz.


RSS