Bu hesap sokakta görülür

PDFYazdıre-Posta

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayeti ile ilgili davada kararını verdi. Kararın özeti suçun örgütlü işlenmediği… Erhan Tuncel, Mc Donalds bombalamasından, Yasin Hayal, Hrant Dink cinayetini azmettirmekten çeşitli cezalara çarptırıldılar. Hatta Erhan Tuncel tahliye bile oldu.

Hrant Dink cinayetine dair çok yazıldı, çizildi. TİB'in telefon kayıtlarını saklama çabasından, cinayet yerindeki kamera kayıtlarının silinmesine, Trabzon Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in cinayete dair bilgisi olduğuna kadar her şey açık. Cinayetin İslamcılar ve faşistler tarafından işlenen bir mutabakat eylemi olduğu ve polisçe desteklendiği artık çok net. Çocukları eğlendirmek için anlatılan eski 5 parmak hikayesini bilenler bilir. Hrant Dink cinayetinde de biri ırkçı iklimi yarattı, biri katilleri buldu, biri organizasyonu yaptı, biri öldürdü, geride kalanların hepsi de üzerini örttü. Devlet de bu şemanın bütünüydü.

Yargı, cinayetin arkasındaki bu şemaya örgüt diyemedi. Çünkü o da aynı şemanın bir parçası.

Tetikçilerin Büyük Birlik Partisi ile organik ilişkisi ve BBP’nin son yıllardaki serüveni ise yeni Türkiye tablosu içerisinde daha rahat anlaşılabilir. Cinayetteki fiiliyatı açık olan BBP’nin tek bir üyesine bile dokunulmadı. Referandumda evet veren, Alperen ocaklarını kapatan ve yeni anayasa çalışmalarına aktif destek olan BBP AKP eliyle kurulan düzene uyumlu bir erime yaşıyor. Geçmişinde pek çok pisliğe bulaşan ve en son da Hrant Dink cinayetinin tetikçiliğini yapan BBP şebekesi bugün AKP-Cemaat yargısı tarafından korunuyor. Erhan Tuncel’in kendisini tahliyeye götüren savunmasında Ergenekon eleştirisi yapması ve Ramazan Akyürek’i aklamaya çalışması boşuna değil.

Burada yargı ‘x tarihinden önce daha bağımsızdı, y tarihinden sonra daha bağımlı oldu’ gibi irrasyonel tartışmalara girmeye gerek yok. Mülkiyet ilişkileri en temelinden değiştirilmediği sürece hukuk egemenlerin hukuku, yargı bağımsızlığı ise bürokratik klişe olmaya devam eder. Örneğin referandumdan önce, yargının önceki egemenleri tarihin çöplüğüne doğru yaklaşıyordu. Hayır oyu vermek yeni kurulana, iktidarın hegemonik alanını büyütmesine direnmek anlamına geliyordu. Evet verenler ise yargının eski sahipleri ve artık kaybeden pozisyonu sabitlenmiş cepheyi eleştirmeyi sürdürdü. Yeni iktidar ile müttefik olmayı seçtiler.

Bu bağlamda, 'yetmez ama evet' organizasyonuna dahil olan ve kendilerine Hrant'ın Arkadaşları adını veren grup da sorumluluk sahibidir. Devletçe işlendiği ayan beyan ortada olan bu siyasi cinayetin izini arkadaşlık hukukuyla sürmenin manasızlığı bugün ortaya çıktı. Hrant Dink'in cenazesinden başlayarak, ortamı apolitize etme, liberalleştirme çabaları sonuç buldu. Hrant öldü, arkasından sağcı Etyen Mahçupyan AGOS'a genel yayın yönetmeni oldu. O arkadaşlardan buna itiraz eden çıkmadı. Sürekli, "Hrant, Ermeni olduğu için öldürüldü" vurgusunu yaptılar. Bu aynı zamanda Hrant Dink'in sosyalist olduğunu silikleştirme çabasıydı. Hrant Dink Vakfı ile ödülü Ahmet Altan'a vererek süreci taçlandırdılar. Hrant Dink Cinayeti ile ilgili ödüllü araştırmaların sahibi Nedim Şener örgüt üyeliği nedeniyle tutuklu, Erhan Tuncel ise dün geceyi sıcak yatağında geçirdi.

Derin devleti, AKP’yi, Cemaat’i ve bu cinayetin arkasında olan bütün güçleri zaten biliyoruz. Gereğinden fazla toprağın altında yatan arkadaşımız var. Şimdi liberallerin ne kadar küçülebildiğini de ibretle izliyoruz.

Hrant'ın Arkadaşları; arkadaş arkadaşa bunu yapar mı?
Hrant Dink davası devletin kendini aklamasıyla biterken ahbaplık bağıyla örgüt izini sürme çabası da böylece bitmiş oluyor. Bundan sonrası bütünlüklü bir hesap sorma kültürünü sokakta yaratma mücadelesidir.

Hrant’ın bedenini başka türlü o kaldırımdan kaldıramayız.

Cinayetin 5. yılında, 19 Ocak’ta sokaklara…

TYK

Emniyet turunçgillere nefes aldırmıyor

“Vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğüne” halel getirebilecekleri gerekçesiyle gözaltına alınan mandalinalardan haber alınamıyor.

Tüm Yalan Haberler...

Site içi arama

Galerİ

Joomla Templates and Joomla Extensions by JoomlaVision.Com
image
img

Kanal Rebelde

8 Ekim'de Ankara'da 4 büyük emek örgütünün düzenlendiği mitingin ardından tersyuz.org'un çağrısıyla mikrofona geçen Yağmur Milena başarılı yorumuyla dikkatleri üzerinde topladı.